
Ne vakittir yazmıyorum. İçimden gelmedi. E hadi yazayım dedim şimdi, bir farkettim ki... Bu kadar mı depresif yazılır? Bu kadar mı iç karartıcı olunur? Aay okurken ben bana bile fenalık geldi. Üniversite hazırlıkta bir arkadaşım vardı. Onu görünce köşe bucak kaçardık. Allah benzetmesin bardağnın her bi tarafı heeep boştu kızın. Hadi onu geçtim bizim bardağımızı da boşaltırdı manyak. Heh işte yazılarımı okuyunca o oldum sandım çok korktum.
Düşündüm sonra -yani bunu daha önce de düşünmüştüm de, yani işte arada bir düşünüyorum ben oluyor öyle şeyler- ben hep böyle miyim ki böyle yazıyorum yok değilse ne bu yazıların hali? şu kanıya vardım efendim. Beni rahatsız eden sıkıntılı durumlardan, duygulardan bir an önce kurtulmak için yazıyorum, boşaltıyorum içimi rahatlıyorum. Amma ve lakin mutluysam, güzel şeyer hissediyorsam onu dışarı vurmaktan kaçıyorum. Aynen lezzetli bir yiyeceğin tadına varmak için daha uzun süre ağzımda tutmak gibi bu.
Özetle yazılar yanıltıcı olabilir. valla depresif bi insan değilim -yani ortalama diyelim:)
.
21 11 2009
dolsun bardaklarr!!
18 06 2009
ne için?

-eylülcüm kulaklar ne için?
- duymak için. bak tapat böyle. duyuyo musun?
-hayır duymuyorum (!)
-tamam işte bak :)
-peki burun ne için?
-hi! babama sigarayı yasaklamıştm. (balkondan gelen sigara kokusunu alır)
-yok dayı içiyordur baban dinler seni.
-dayıya da yasaklayayım o zaman
-çok iyi edersin. peki tatlım dudakalar ne için?
-yuş sümek için.
-hım mantıklı. yanaklar?
-öpmek içiin!!
-saçlar?
-bilemedim. düşünelim.
-düşünelim.
-buldum! toka takmak için.
-ben bunu düşünememiştim:) ee bu ayaklar ne için?
-yüyümek için.
-peki bacaklar?
-ayaklayı yapıştıymak için
-pes
-ben de pes :)
.
.
.
( ben de istiyorum böyle öpmek için yanakları olandan bir tane)
.
05 06 2009
tövbe

sabah evden çıkarken havayı kapalı görüp ceket giymiştim ki annem " çok kalın giyinmişsin." dedi. . anneler üşürsün der giydirir de giydirir normalde yahu. benim annem beni artık sevmiyor demek ki ühü!!! diyerek dudağım bükük ve ceketsiz gittim işe. gel gör ki bi kaç saat sonra güneş öyle bi açtı ki önlüğümü bile çekemez oldum. ve anladım ki annelerin hislerinden ve sevgisiden sual olunmaz. haddime değil valla bi daha tövbe.
.
02 06 2009
arabeske bağladım, bilginize...

çalışmaktan bedenim,
düşünmekten aklım,
huzursuzluktan ruhum,
kırılmaktan kalbim
yorgun...
tatil istiyorum en demlisinden.
.
01 06 2009
hayat niye kirlenir

saçımı boyamak da yardımcı olmaz artık bu çukurdan kurtulmama. sabah uyanırken yüzüme vuran güneş bile mutlu etmiyorsa, beni tekarar mutlu edecek bir şey düşünemiyorum artık.
hayır yeniden şarkılar söylemek de olmaz... zaten o yüzden bu haldeyim bi daha o tarafa yanaşan ne olsun.
.
20 05 2009
10 05 2009
duvarlar

yıkıntıların altından yutkunarak kalkar. kanayan avuçlarının, dizlerin acısını duymaz sıcağı sıcağına. sadeca kandan başı döner gibi olur . alışık değildir kan görmeye ne de olsa. pamuklara sarmalanmış geçen günlerinde sadece tek gözünü açarak izleyebildiği filmlerde görmüştür böylesini.
şimdi ayaklarını alında moloz yığınından ibaret olan duvarlara bakar ne yapacağını bilmez halde. doğduğundan beri etrafını saran duvarlar artık yoktur. çırılçıplak hisseder. ancak her şey en az onun kadar çıplaktır, açık seçiktir. şimdiye değin görmediği yüzlerini görür insanların, duymadığı yalanlarını da duyar sözlerin. duvalarının arkasındayken ne kadar bakılası yüzler ve ne kadar inanılası sözler olduklarını hatırlar.
üzerine yapışan tozları silkeler, ardında bıraktığı döküntülere göz ucuyla dahi bakmadan, kimseye güvenmeyeceğine yeminler ederek yürür gider.
..ve büyür gider.

